Sokak Röportajları Komik mi Sinir Bozucu mu?

Ana SayfaYaşam

Sokak Röportajları Komik mi Sinir Bozucu mu?

Sokak röportajları bazen sinir bozucu bazen komik insan hallerini karşımıza çıkarıyor.

Yüksek Hızlı Tren İstanbul Ankara Sivas Arası Yolculuk
Virüsler mi Yoksa İnsanlar mı Daha Tehlikeli?
Ücretsiz Maske Nasıl Alınır? e-devlet üzerinden sipariş

Sokak Röportajları Komik mi Sinir Bozucu mu? Sosyal medyanın en büyük eğlencesi nedir? Bu sorunun cevabı on yıl önce olsaydı komik videolar olurdu. Kuş, kedi, köpek videoları komiklik (!) sıralamasında tahtından inecek gibi duruyor. Ama sosyal medyada akıl dışı ya da içinde düşünce kırıntısı olmayan her şey iyi iş yapıyor. Ben genelde Twitter’da gezinirken gördüğüm röportajları izliyorum. Zaten Twitter’da rezil bir TT gündemi var. Troll ve boot hesaplar cirit atıyor. Twitter’da işim gücün siyaset gündemini takip etmek. Sürekli küfür ediyorum. Twitter ile birlikte acayip küfürbaz oldum.

Önceden küfretmeye karşıydım. Ama insan değişiyor. Galiba bundan 5 sene önceki ben farklı bir yaratıktı, asla ben değildim. Her değişim evresinde, geçirdiğim her değişim beni farklı bir insan yapıyor. Onlarca Mustafa hepsi de başa bela. Facebook’u kullanmayı bırakın yüzüne bile bakmıyorum. Dünyanın yalanı orada dönüyor. Sahte reklamların haddi hesabı yoktur. Yedi ceddimi etiketliyor, öyle fazla göz önünde olmak hoşuma gitmiyor. Resimlerin ya da fotoğrafların üzerine yazılmış birkaç kelime ile bilgelik dolu gönderiler ise komik olduğu kadar da bilgisizce. Bilgi kirliliği.

Sokak Röportajları Komik mi Sinir Bozucu mu?

Röportaj Mikrofonu

Sokak Röportajları Komik mi Sinir Bozucu mu?

Tabii ki sinir bozucu. Özelikle siyasi konularda olanları sinirlerimi bozuyor. İnsanlar körü körüne, fanatikçe, sorgulamadan siyasi yorumlar yapıyorlar. Oysa ki güç her zaman halktadır. Seçim günü sandıkta kim başarısızsa onu elemek gerekir. İşte o zaman kimse hata yapamaz. Bilir ki ilk hatasında halk bir daha seçmeyecek.

Özellikle cep telefonu konusunda çok sinirleniyorum. Avrupa’da çocukların kullandığı fiyatı 180-300 € olan 3. sınıf bir telefona 3000-5000 bin ₺ arası para veriyoruz. Bizim birim fiyatımız orada bazen 7 telefon ediyor. Ucuz, basit artık seri üretimi yapılan telefon teknolojisi abartılmamalı. E tabii ki 200 birim para olan bir telefon için ben 3800 birim para ödersem bu benim zenginliğimden değil ayıbımdandır. Şahsen ben basit bir telefonun 300 Lira olması gerekirken 4000 Lira olmasına utanıyorum.

Sinir bozucu sokak röportajları bir o kadar da komik. Ülkemizin insan hallerini görmek bizi gülümsetiyor. Bazen feryatlar, serzeniş, kahır da izliyoruz. Çalışan nüfusun neredeyse yarısı asgari ücretle çalışıyor ve yaşam çok pahalı insanlar genelde bundan şikayetçi. Yaşam her geçen gün fiyatlar altında eziliyor, insan yaşamı artık objelerden değersiz oluyor. Sokak röportajlarının ana konusu da bu. Tabii ki siyaset de var. Siyaseti daha çok izlemekle yetiniyorum.

İnsanların birbirlerini öteki olarak görmesini, sevmemesini, kavga etmesini sevmiyorum. Yeryüzünde doğduk. Burada yaşıyor ve ölüyoruz, aynı topraklara karışıyoruz. Yenilenmeye ihtiyacımız var. Geleceğin insan türünün yaşadığı dünyada şu anki Homo Sapiens’in yeri asla olmayacak. Zaten ben insan türünün sapiens olduğundan şüphe etmeye başladım. Neyse gece oldu, sıcak bir İstanbul gecesindeyim ve çok bunaltıcı bir ortam oldu. Pencereye koşup bir bardak su içeceğim.

Belki sizinde içinizden geçenlerin benzeri olan yaşam notları için buraya dokunun

Yorumlar

WORDPRESS: 0
error: İçerik kopyalanamaz. Ne kadar ayıp, görmemiş olayım