Martı Jonathan Livingston Kitap Özeti İncelemesi

Ana SayfaKitap YorumlarıÇağdaş Edebiyat

Martı Jonathan Livingston Kitap Özeti İncelemesi

Hayal gücümüzü her şeye rağmen geliştirip, yaşama yeni bir yüz verebilir miyiz?

Şeker Portakalı İncelemesi Yorumu ve Özeti
Bir Noel Şarkısı Charles Dickens Özeti İncelemesi
Martin Eden Kitap Özeti İncelemesi ve Konusu

Martı Jonathan Livingston Kitap Özeti İncelemesi. Hayalperest olmak her zaman kötüdür. Değişik düşünenleri hep dışarız. Martı’nın kısa öyküsü bize çok tanıdık geliyor. Belki de insanlığın en büyük sorununu dile getiriyor. Aşağıda kısa bir özet ve inceleme yapacağım. Bu yazıyı akşamları soğuk rüzgarların estiği bir Temmuz gününde yazıyorum. Biliyorum ki son yıllarda çoğumuz düşüncelerimizin yalnızlığında sessizce yaşıyoruz. Ekonomi, siyasetin karmaşık, gelişimden uzak politikaları içimizdeki Martı Jonathan Livingston’ı sonsuza dek ekmek kırıntılarına mahkum etti. Neyse konumuza yani kitaba dönelim.

Martı Jonathan Livingston Kitap Özeti İncelemesi

Martı Jonathan Livingston

Martı Jonathan Livingston Kitap Özeti İncelemesi

Jonathan Livingston yükseklerde uçmak isteyen, yeni yerler keşfetmek isteyen bir martıdır. Sahilde ekmek kırıntıları ile beslenmek yerine daha fazlasını  ister. Daha özgür olup daha hızlı uçup yeni yerler, yeni lezzetli yi yemekler bulmak ister. Sürünün geri kalanına hiç benzemez. Hep yeni yerler keşfetmek, daha hızlı uçmak ister. Yaşamın yüce anlamını öğrenmek ve hep gelişmek ister. Jon için bu hiç de kolay olmayacaktır. Değişim karşıtı sürü onu istenmeyen kuş ilan ederler. Hayal gücü, değişim, yeni ufuklar diğer kuşlar için boş işlerdir.  Ama Livingston bakmadan usanmadan hayalleri peşinde koşup diğer kuşları da eğitir.

Kitaplar özgür düşünceler üretir. Bizi özgürlüğe ve ışığa eristirecek kitaplar için buraya dokunun

Kitabın İncelemesi Yorumum

Değişim insanları her zaman korkutur. İnsanlığın en büyük sorunu nedir desem aklınıza ilk ne gelir?  Dünyayı değiştirecek güçdeki her insana öteki gözüyle bakarız. Değişemiyoruz, haya gücümüz gündelik işlerimizin ve basit ihtiyaçlarımızın ötesine geçemiyor. Farklı düşünen herkesi bir tehdit olarak görüyoruz. Yeni ufuklar keşfetmek için içinde bulunduğumuz toplumun her türlü baskısını hiçe saymalıyız. Geleneksel olan her şey bizim için adeta el değmesi günah bir emanet gibidir. Zinciri düşünenlerimiz bizi dünya gezegeninde ve zihinlerimizin icinde ışıksız bıraktı. Değişimden, kendimiz olmaktan, dogmalara, alışılmışa, süregelene, baş kaldırmaktan korkmamalıyız. Bu ünlü kitabı belki de çok erken yaşlarda okumalıyız. Martı romanı zihnin ürettiği en güzel kurgulardan biri olsa gerek.

Kitaptan Alıntılar

“Düşüncelerinize vurulan zinciri kırın, göreceksiniz ki bedeniniz de zincirlerini koparıp atacaktır…”

“İster boş inançlar ve gelenekler, isterse sınırlamanın herhangi bir biçimi, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa kaldırıp atılmalıdır.”

“Bilgisizlikten sıyrılıp çıkabiliriz, kendimizi mükemmel, zeki ve yetenekli yaratıklar haline getirebiliriz. Özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz Gelecek, umut pırıltısıyla çağırıyordu.”

“Yaşamın anlamını, daha yüce bir amacını bulan ve ona ulaşmaya çabalayan bir martıdan daha sorumlu biri olabilir mi? Binlerce yıldır balık kafaları kovalayıp durduk, ama şimdi bir yaşama nedenimiz var-öğrenmek, keşfetmek, özgür olmak! Bana bir şans tanıyın, size buluşlarımı gösterme fırsatı verin…”

Sayfa sayısı: 152 Okuma süresi: 1 Saat Yayın evi: Epsilon Yayınları

Yorumlar

WORDPRESS: 0
error: İçerik kopyalanamaz. Ne kadar ayıp, görmemiş olayım