M Kuramı Nedir? Varlığın Gizemi

M Kuramı Nedir? Varlığın Gizemi

Bildiklerimizin ötesindekiler

Sicim Teorisi Şarkı Söyleyen Evren. Evrenin sırları nelerdir? Açığa çıkan her gizem her sır artık sır değildir. Evrendeki gizli boyutlar, çoklu evrenl

Sicim Teorisi Nedir? Saklı Gerçeklikler
UFO’lar ve Uzaylılar Gerçek mi? UFO Bir Hayal mi?
Bilimin Çözemediği Sırlar 10 Bin Yıllık Bilim

Sicim Teorisi Şarkı Söyleyen Evren. Evrenin sırları nelerdir? Açığa çıkan her gizem her sır artık sır değildir. Evrendeki gizli boyutlar, çoklu evrenler, varoluşun gizemi, M kuramı ve Sicim Kuramı gizemin çözülmesine yardımcı oluyor. Sicim devriminden sonra sicim kuramına bağlantılı olarak M-Kuramı ortaya atılmıştır. Çok daha geniş alanları kapsayan kurama göre evren 11 boyuttan oluşuyor ve birbirinin içine kıvrılmış çok sayıda zar evrenler vardır.

Bu sayfada şu soruların cevabı var:

  1. M Kuramı yani zar kuramı nedir?
  2. Varoluşun gizemi madde nasıl şekil alır?
  3. String kuramı nedir? Bütün varlıklar titreşim frekansından mı oluşur?
  4. Big bang nasıl oluşur?
  5. Paralel çoklu evrenler içinde yaşam?
  6. Felsefede yaşam ve evren nasıl tarif edilmiştir?

Zar evrenler M Kuramı

M kuramı zar evrenlerinin görünümü

M Kuramı Zar Evrenler

Sicim kuramı da kendi içinde çeşitlenmiş ve beş adet kuram ortaya çıkmıştır. Bu kuramlar aslında aynı şeyden bahsetmektedir. Edward Witten bu beş sicim kuramını birbirine bağlayan M-Kuramını öne sürmüştür. M: Master, majestic, mother, megic, mystery, matrix kelimelerininher hangi biri ile ilgili olabilir.

P ve M Zarlar: Sicim kuramı sicimlerin dışında daha yüksek boyutlu zarların olduğunu ortaya çıkarttı. Sicimler serbest olarak titreşebilirken, hareketleri sınırlıdır. Sicimlerin uçları uzayın bir yerlerinde yapışık olarak duruyor. Yani sicimler bir yüzey tarafından tutuluyor. “Bir bilardo topu masanın iki boyutlu yüzeyinde hareket ederse, açık bir sicimin uçları da harekette özgür olmakla birlikte, uzayda belirli bazı şekillerde hareket edebilir” ( a.g.e s. 469)

Sicimlerin uçları uzayda P-Zarlara yapışık durumda bulunur ve bu zarların üzerinde hareket edebilirler. Başka bir ifade ile zarı terk edemeyen sicimler, iki boyutlu zar üzerinde istedikleri gibi hareket edebilirler.

Dört boyutlu uzay-zamanda böyle iki boyutlu bir zarın üzerinde sürükleniyor olabilir. Açık sicim uçları zar üzerinde hareket eder; zar sicimlerin açık uçlarını yakalayıp zar üzerinde hareket etmesini sağlar. Sicimler zarı terk edemediği için bir sicim deseni olan fotonlar da zarı terk edemezler. Sadece “üç uzaysal boyutta hareket ederler” (a.g.e s.473)

Sicim String Kuramı

Strin Kuramı evren resimlemesi

Strin Kuramı

Zar dünyalarda elektronlar, kuarklar, bilinen parçacık türleri ve (graviton hariç) diğer üç temel kuvvet açık sicim titreşimleri olduğu için zarı terk edemez, uzay zamana hapsolur. Kuramsal fizik matematik çözümleri ile kütle çekimi kuvvetinin diğer parçacıklar ve temel kuvvetlerden farklı olarak kapalı uç noktaları olmayan, sicimler oldukları için zar tarafından tutulamazlar ve zarı terk edebilirler hatta var olan diğer zar evrenlerin, paralel evrenlerin içerisine girebilirler. Kütle çekimi diğer evrenlerle kullanılan ortak bir çekim kuvveti haline gelir.

Kütle çekimi sicimlerin boyutuna ve titreşim kuvvetine bağlıdır. Planck uzunluğunda (10-33) bir sicimin kütle çekimi daha az olacaktır. Fazladan boyutlar büyüdükçe kütle çekimi de büyüyecektir. Ve kütle çekimini zar evrenler paylaşacağından kütle çekimi bu paylaşıma göre değişir. Uzay-zamanın üzerinde bulunduğu zar gibi iç içe geçmiş sayısız evrenler olabilir. Farklı boyutlarda iç içe geçmiş uzaylar, yeni boyutlar doğrultusunda yeni alanlara kıvrılan sicimler ve bu sicimlerin üzerinde hareket ettiği zarlar ile sonsuz uzaylar ve boyutlar olabilir.

Felsefede Evren ve Varlığın Gizemi

Zar evrenler çarpıpıyor big bang

Zar Kuramı Zar Evrenler

Aristoteles ve dünyanın hareketsiz ve evrenin merkezi olduğu anlayış ortaçağda kilisenin temel savunusu olmuştur. Ayrıca yine “Ptolemaios’un modeline göre Dünya, dönüp duran sekiz küreyle kuşatılmıştı. Her küre, tıpkı iç içe geçen Rus oyuncak bebekleri gibi, bir öncekinden büyüktü. Dünya kürelerin merkezindeydi. Son kürenin dışında ne olduğu, net bir biçimde hiç. Açıklanmadıysa da insanın gözlemleyebildiği evrenden farklı olduğu kesindi.” (Stephen Hawking, Zamanın Daha Kısa Tarihi s.7)

Daha sonralar Kopernik, Kepler, Newton ile yeniden tanımlana kütle çekimi, gezegen hareketleri ve biçimleri değişerek ilerlemeye devam etti.

Evrene ellerini açmış kozmik insan

İnsan Evren

Parmenides var olan her şeyin ezeli olduğunu ve hiçbir şeyin yoktan olamayacağını düşünüyordu. Atom, bölünemez en küçük katı bir yapı olarak maddenin özünü oluşturuyordu bu fikir de Demokritos’a aitti. “Her şey akıp gider, madde yok olup gider ama yok olmayan sadece idealardır” diyordu.

Ancak uygarlığın şafağını yaşamış olan insanlık, bağlantısız ve açıklanması zor olaylar görmekten hoşlanmıyor. Dünyanın temelinde yatan düzeni anlamayı çok istiyoruz. Bugün bile neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeye can atıyoruz. İnsanlığın bilgi için duyduğu bu en derindeki arzu, sürekli arayışımız için yeterli gerekçeyi sağlıyor. Amacımız, içinde yaşadığımız evreni eksiksiz olarak tanımlamaktan başka bir şey değil. Stephen Hawking

Evrendeki Gizli 11 Boyut TIKLA Her şey titreşim enerjisi mi? TIKLA

Kaynaklar:
Stephen Hawking: Ceviz Kabuğundaki Evren
Stephen Hawking: Her Şeyin Teorisi
Brain Gree: Evrenin Zarafeti

Yorumlar

WORDPRESS: 0