M Kuramı Nedir? Evrenin Gizli Boyutları Saklı Dünyalar

HomeBilim

M Kuramı Nedir? Evrenin Gizli Boyutları Saklı Dünyalar

M Kuramı nedir? Evrenin gizli boyutları ve bu boyutlarda saklı dünyalar olabilir mi? M kuramın agöre 11 boyutlu bir evrende sonsuz sayıda evrenler olabilir

Bilimin Çözemediği Sırlar 10 Bin Yıllık Bilim
UFO’lar ve Uzaylılar Gerçek mi? UFO Bir Hayal mi?
Paralel Çoklu Evren Teorisi Nedir? ve Zamanda Yolculuk

M Kuramı nedir? Evrenin gizli boyutları var mıdır? Uzay zaman dışında gizli dünyalar ya da birbiri içine kıvrılmış evrenler olabilir mi?Evrendeki gizli boyutlar, çoklu evrenler, M kuramı ve Sicim Kuramı gizemin çözülmesine yardımcı oluyor. sicim devriminden sonra sicim kuramına bağlantılı olarak M-Kuramı ortaya atılmıştır. Çok daha geniş alanları kapsayan kurama göre evren 11 boyuttan oluşuyor ve birbirinin içine kıvrılmış çok sayıda zar evrenler vardır. Zar evrenler içinde sürekli büyük patlamalar olur biz göremesek de iletişime geçemesek de sonsuzadek sürecek bir evren yaratımı vardır.

M Kuramı Nedir? Zar Evrenler

Sicim kuramı da kendi içinde çeşitlenmiş ve beş adet kuram ortaya çıkmıştır. Bu kuramlar aslında aynı şeyden bahsetmektedir. Edward Witten bu beş sicim kuramını birbirine bağlayan M-Kuramını öne sürmüştür. M: Master, majestic, mother, megic, mystery, matrix kelimelerininher hangi biri ile ilgili olabilir.

M kuramı zar evrenlerinin görünümü

M Kuramı Zar Evrenler

P ve M Zarlar: Sicim kuramı sicimlerin dışında daha yüksek boyutlu zarların olduğunu ortaya çıkarttı. Sicimler serbest olarak titreşebilirken, hareketleri sınırlıdır. Sicimlerin uçları uzayın bir yerlerinde yapışık olarak duruyor. Yani sicimler bir yüzey tarafından tutuluyor. “Bir bilardo topu masanın iki boyutlu yüzeyinde hareket ederse, açık bir sicimin uçları da harekette özgür olmakla birlikte, uzayda belirli bazı şekillerde hareket edebilir” ( a.g.e s. 469)

Sicimlerin uçları uzayda P-Zarlara yapışık durumda bulunur ve bu zarların üzerinde hareket edebilirler. Başka bir ifade ile zarı terk edemeyen sicimler, iki boyutlu zar üzerinde istedikleri gibi hareket edebilirler.

Dört boyutlu uzay-zamanda böyle iki boyutlu bir zarın üzerinde sürükleniyor olabilir. Açık sicim uçları zar üzerinde hareket eder; zar sicimlerin açık uçlarını yakalayıp zar üzerinde hareket etmesini sağlar. Sicimler zarı terk edemediği için bir sicim deseni olan fotonlar da zarı terk edemezler. Sadece “üç uzaysal boyutta hareket ederler” (a.g.e s.473)

Zar dünyalarda elektronlar, kuarklar, bilinen parçacık türleri ve (graviton hariç) diğer üç temel kuvvet açık sicim titreşimleri olduğu için zarı terk edemez, uzay zamana hapsolur. Kuramsal fizik matematik çözümleri ile kütle çekimi kuvvetinin diğer parçacıklar ve temel kuvvetlerden farklı olarak kapalı uç noktaları olmayan, sicimler oldukları için zar tarafından tutulamazlar ve zarı terk edebilirler hatta var olan diğer zar evrenlerin, paralel evrenlerin içerisine girebilirler. Kütle çekimi diğer evrenlerle kullanılan ortak bir çekim kuvveti haline gelir.

Strin Kuramı evren resimlemesi

String Kuramı Evrenin Gizli Boyutları

Evrenin Gizli Bıyutları Saklı Dünyalar

Kütle çekimi sicimlerin boyutuna ve titreşim kuvvetine bağlıdır. Planck uzunluğunda (10-33) bir sicimin kütle çekimi daha az olacaktır. Fazladan boyutlar büyüdükçe kütle çekimi de büyüyecektir. Ve kütle çekimini zar evrenler paylaşacağından kütle çekimi bu paylaşıma göre değişir. Uzay-zamanın üzerinde bulunduğu zar gibi iç içe geçmiş sayısız evrenler olabilir. Farklı boyutlarda iç içe geçmiş uzaylar, yeni boyutlar doğrultusunda yeni alanlara kıvrılan sicimler ve bu sicimlerin üzerinde hareket ettiği zarlar ile sonsuz uzaylar ve boyutlar olabilir.

Evrenin Sırlarını Çözmek

Aristoteles ve dünyanın hareketsiz ve evrenin merkezi olduğu anlayış ortaçağda kilisenin temel savunusu olmuştur. Ayrıca yine “Ptolemaios’un modeline göre Dünya, dönüp duran sekiz küreyle kuşatılmıştı. Her küre, tıpkı iç içe geçen Rus oyuncak bebekleri gibi, bir öncekinden büyüktü. Dünya kürelerin merkezindeydi. Son kürenin dışında ne olduğu, net bir biçimde hiç. Açıklanmadıysa da insanın gözlemleyebildiği evrenden farklı olduğu kesindi.” (Stephen Hawking, Zamanın Daha Kısa Tarihi s.7)

Daha sonralar Kopernik, Kepler, Newton ile yeniden tanımlana kütle çekimi, gezegen hareketleri ve biçimleri değişerek ilerlemeye devam etti.

Parmenides var olan her şeyin ezeli olduğunu ve hiçbir şeyin yoktan olamayacağını düşünüyordu. Atom, bölünemez en küçük katı bir yapı olarak maddenin özünü oluşturuyordu bu fikir de Demokritos’a aitti. “Her şey akıp gider, madde yok olup gider ama yok olmayan sadece idealardır” diyordu.

Zar evrenler çarpıpıyor big bang

M Kuramı Zar Evrenler

Ancak uygarlığın şafağını yaşamış olan insanlık, bağlantısız ve açıklanması zor olaylar görmekten hoşlanmıyor. Dünyanın temelinde yatan düzeni anlamayı çok istiyoruz. Bugün bile neden burada olduğumuzu ve nereden geldiğimizi bilmeye can atıyoruz. İnsanlığın bilgi için duyduğu bu en derindeki arzu, sürekli arayışımız için yeterli gerekçeyi sağlıyor. Amacımız, içinde yaşadığımız evreni eksiksiz olarak tanımlamaktan başka bir şey değil. Stephen Hawking

Benzer sayfalar için TIKLA


Kaynaklar ve okuma tavsiyeleri

Stephen Hawking: Ceviz Kabuğundaki Evren
Stephen Hawking: Her Şeyin Teorisi
Brain Gree: Evrenin Zarafeti
Brain Gree: Evrenin Dokusu

Evrendeki Gizli 11 Boyut TIKLA Her şey titreşim enerjisi mi? TIKLA

COMMENTS

WORDPRESS: 0
error: İçerik kopyalanamaz. Ne kadar ayıp, görmemiş olayım