İstanbul Gece Manzarası Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

Ana SayfaYaşam

İstanbul Gece Manzarası Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

Gece ışıklar sönünce, uçağın penceresinden rengarenk bir şehre bakarsınız ama aslında siyah beyazdır orada yaşam

Cinsiyet Eşitsizliği Raporu ve Kadın Erkek Eşitliği
Behçet Hastalığı Nedir? Kullanılan İlaçlar ve Tedavi
Korona Virüs Aşısı Güvenli mi? Aşı Olmalı mıyız?

İstanbul Gece Manzarası ve Yüksek Hızlı TrenYolculuğu. YHT yani Yüksek Hızlı Tren ile İstanbul’dan Ankara’ya gitmiştim. Oradan da araba ile Sivas’a geçmiştim. Buradan o sayfaya ulaşabilirsin. Orada yazdıklarımı burada bir daha yazmayacağım. Temelli gitmediğimiz her yerden bir gün döneriz. Ben de iki hafta sonunda döndüm. Nereye mi döndüm dersiniz? Tabii ki İstanbul’aydı dönüşüm. Artık ne İstanbul ne de içinde yaşayan insanları tanımak mümkün değil.

Sivas İstanbul Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

Tarihi gar binası, sarı renkli, üzerinde çokça pencere bulunan eski Sivas evlerine benzeyen bir binadır. İki katlı gibi görünen yapının kahverengi üst pencerelerin sarı duvarları beyaz çizgilidir. Bu kadar betimlemeye gerek yok değil mi? Aşağıya bir fotoğraf ekledi mi tamamdır. Bu zarif binanın iki yanına yeni modern (!) gar istasyonu yapılıyor. Ama modern dediğimiz görünüm nedense eski bina kadar insana yaşam yolculuğunu hatırlatmıyor. Cam ve metalden yapılmış bir yapıyı betimlemeye bile gerek yoktur. Sanki eski yapıların tasarımı insanla konuşur gibi. Yeni binalar sadece para karşılığı yolcu taşıyan trenlerin uğradığı sıradan duraklar gibi geliyor bana.

İstanbul Gece Manzarası Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

Sivas Yüksek Hızlı Tren Garı

Yüksek Hızlı Tren için ray ve viyadükler neredeyse bitmiş. Ankara ile Sivas arası zaten dümdüz. İmranlı’dan itibaren sağlar, vadiler arasından geçerken artık İç Anadolu’nun sınırlarında olduğunu insan hissediyor. Sessizlik içindeki sakin bozkır şehri Sivas doğu ve kuzey yönünde gelişiyor. Her yer yeni evler, ve villalarla dolmuş. Şehrin merkez mahalleleri resmen harabeye dönüşmüş durumda. Çiçekli, Ece gibi mahalleler adeta virane olmuş. Bir yanda yeni binalar diğer yanda 50-60 yıllık viraneler…

İstanbul Gece Manzarası Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

İstanbul Gece Manzarası

İstanbul Gece Manzarası ve Kalabalığa Dönüş

Attila İlhan Kirli Yüzlü Melekler şiirinde istanbul’u ne güzel anlatıyor. Öyle övgüler yağdırıp, yerlere göklere sığdıramamazlık etmiyor. Eh ben de bazen Kostantin’e basıyorum küfrü. Ulan ne bok yemeye kurdun bu şehri, diye. Şair şiirine “sayende sayeban olduk İstanbul şehri” diye başlıyor. Şirinin bitiminde de “Kahrolasın İstanbul şehri” diyor. Yani haksız da değil. İstanbul’un denizinden, boğazının serin esintisinden bu şehrin sakinlerinin yüzde kaçı faydalanıyor? Biz boş boş yaşıyoruz bu kalabalıkta. Ama gece uçak manzarası müthişti. Bu ışıltıya aldananlar, İstanbul’u ışıklar saçan bir şehir sanırlar. Ama kargaşa, trafik, bitmez mesafeler, karma karışık nüfus  yapısı, sığınmacı akını ile artık İstanbul’un renkleri siyah ve beyaz oldu

İstanbul Gece Manzarası Yüksek Hızlı Tren Yolculuğu

Gece Uçaktan İstanbul Boğazı Fotoğrafı

Sivas’a olan yolculuğum da bitmiş oldu. Bir daha ne zaman uğrarım bilmiyorum. Ama bu sakin şehre yerleşmek hâlâ aklımda. Sessiz sokaklarda yürümek, kısa mesafeler, çocukluğumun geçtiği yerler en güzeli de kalabalıktan uzak olması. Tatsız olaylar oldu biliyorum. Bu güzel şehre yakışmayan şeyler yaşandı. Ama insanlar değişiyor, artık aydınlık zihinler çoğalıyor diyorum. Bir  yandan da Homo Sapiens türü belki de “sapiens” sıfatını hak etmiyor diyorum. En azından hepimiz hak etmiyoruz. Umarım şu dünyadan ve evrenden silinip gitmeden, türümüz evrensel ve kozmik bir varlık olmayı başarır.

Yorumlar

WORDPRESS: 0
error: İçerik kopyalanamaz. Ne kadar ayıp, görmemiş olayım