Gerçeklik Taşı, Ahit Sandığı ve Aranan Sihirli Nesneler

Ana SayfaGizem Mitoloji

Gerçeklik Taşı, Ahit Sandığı ve Aranan Sihirli Nesneler

Tarih boyunca aranan sihirli nesneler ve yaşam pınarları acaba gerçek mi? Ahit Sandığı, Hayat Ağacağı, Yaşam Pnarı, ışın saçan asalar ve bunları arayan gizli güçler

İnsan Neden, Niçin Ölümlü Yaratılmıştır? Niye Ölür?
Eko ve Narkissos Efsanesi Narsist Bir Mitolojik Öykü
Koronavirüs Salgını Sonrası Dünyada Neler Olacak?

Sihirli nesneler var mıdır? İnsanüstü güce sahip Atlantis, Mısır, Şaman, Türk sihirli nesneleriSihirli taşlar olarak adlandırılan bazı nesneler vardır ki binlerce yıllık öğretilerde özellikle ezoterik öğretilerde sıkça rastlanır. Mitolojilerde ve pek çok kültürde karşımıza çıkan 4 gizemli nesne bu videonun konusu. Ahit sandığı, gerçeklik taşı, ışık saçan asalar gerçek mi? Süper güçler tarafından aranan sihirli nesneler nelerdir?

Yada Taşı

Yada Taşı Sihirli Nesne

İlk sıradaki gizemli ve olağanüstü güçler taşıyan nesne Yada Taşı var. Yada Taşı ise Türklere (Türk ve Altay mitolojisi) Sirius yıldızından gelen bir uygarlık tarafından verilen Tanrı’nın bir armağanı olduğu öykülenir. Bu taş ile yağmur yağdırılabilir ve tabiat olaylarına kolaylıkla müdahale edilebilirmiş. Türklerin elindeki bu taş, dünyada bulunmayan bir elementten mamuldür.

Yada Taşı’ndan pek çok imparatorluğun, kralların haberinin olduğu ve bu taş ile ilgili öykülerin de yazılı kaynaklarda bulunduğunu hatırlatmakta fayda var. Özellikle Çin ve İslam kaynaklarında bu tür bilgilere çokça rastlanır; bu taşın varlığı doğrulanır… Gerçeklik nedir? Değiştirilebilir mi sayfası için TIKLA

Felsefe Taşı

Felsefe Taşı

“Dünyanın derinliklerini ziyaret et, arıtırken gizli taşı bulacaksın.” anlamına gelir. İşte bahsettiğimiz ilk grup insan yani Felsefe Taşını fiziksel bir varlık olarak gören insanlar bu cümleyi de fiziksel olarak ele almış ve Felsefe Taşını bulmak için dünyanın derinliklerine seyahat etmek gerektiğine inanmışlardır. Veya cümledeki geçen “arıtırken” taşı bulacaksın ifadesi yüzünden çeşitli deneyler yapılmıştır…

Felsefe Taşı’nın gizemi kadar hakkındaki belirsizlik de ilginçtir. Felsefe Taşı’nın dünyanın derinliklerinde olduğu inancı yaygındır. Yer altında gizli bir yerde saklı olduğu düşünülen sihirli Felsefe taşı, metalleri altına çevirdiği gibi insana ölümsüzlüğü de veriyordu.

Kimine göre Felsefe Taşı sadece bir simgeydi. İnsanın içine doğru yapacağı ruhsal bir yolculuğun gizli anlamıydı Felsefe Taşı. İnsan kendi içinde yaradılışının ölümsüzlüğünü ve gerçekleri bulabilirdi. Bir nevi değersiz olan insanın maddi vücudu altın kadar değerli olabilirdi.

Ahit Sandığı

Ahit Sandığı

Hz. Musa’nın sihirli asası başta olmak üzere kutsal ve sihirli emanetlerin bulunduğu sandıktır. Bu sandığın güçlü bir manyetik alan tarafından korunduğu iddia edilir. Bu sandıkta oldukça önemli papirüs ruloları, hiyeroglifle yazılı kutsal metinler vardır. Bu metinler yaşama ve yaradılışa dair bilgiler içermektedir.

Özellikle Hz. Musa’nın asası çok önemlidir. Üzerinde güçlü enerji dalgaları üreten bir kristalin olduğu asa Atlantis medeniyetinde kullanılan kristallerle hemen hemen aynı özelliğe sahiptir. Ve kaynağı dünya değildir. Bu kristallerin kötü şekilde kullanılmasından dolayı Atlantis’in vaktinden önce yerle bir olduğu söylenir.

Hayat Ağacı

Hayat Ağacı

Türk-Altay mitolojisinde, Dogon kabilesinde, Hint, İbrani geleneklerinde çok önemli bir yere sahiptir. Ağaç sembolü gök ile yerin birleşmesini; göksel bilgiyi sembolize eder.

Yeryüzünden Sirius yıldızına uzandığı ve göklerin ve Tanrı’nın kutsal bilgisini sembolize ettiği de Ezoterik bilgilerde yer alır. Kayın Ağacı, Yaşam Ağacı, Dünya Ağacı gibi değişik adlara sahip mitolojik ve ezoterik bir nesne olan bu ağaç neredeyse dünyadaki bütün kültürlerde aynı anlamdadır.

Hayat Ağacının En büyük özelliği de meyvelerinin ölümsüzlüğü vermesidir. Özellikle Gılgamış Destanı’nda Yaşam Ağacının ölümsüzlük teması işlenir. Hayat ağacını ya da meyvelerini bulmaya çalışan gruplar da vardır. Yaşam suyu ve ölümsüzlük sayfası için TIKLA


Benzer içerik için TIKLAYIN

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
error: İçerik kopyalanamaz. Ne kadar ayıp, görmemiş olayım